Bob Harris, Hollywood'un ışıltılı günlerini geride bırakmış, orta yaş bunalımının kıyısında gezinen bir aktördür. Bir viski reklamı çekimi için Tokyo'ya sürüklenir. Neon ışıklarının altında, anlamsız geleneklerin ve yabancı dillerin arasında kaybolmuş hisseder. Lüks otel odasının dört duvarı arasında sıkışıp kalmışken, hayatı Charlotte ile kesişir. Charlotte ise, ünlü bir fotoğrafçı olan eşinin peşinden Tokyo'ya gelmiş, genç ve zeki bir kadındır. Ancak o da, bu kalabalık ve karmaşık şehirde yalnızlık ve amaçsızlık duygularıyla boğuşmaktadır.
Tokyo'nun kaotik atmosferi, Bob ve Charlotte'ı beklenmedik bir şekilde bir araya getirir. İletişimsizliğin hüküm sürdüğü bu yabancı diyarda, birbirlerinde birer can simidi bulurlar. Ortak yalnızlıkları ve hayata dair sorgulamaları, onları bir hafta sonu boyunca sürecek olan sıra dışı bir maceraya sürükler. Karaoke barlarında eğlenirler, şehrin gizli köşelerini keşfederler ve birbirlerinin dert ortakları olurlar. Bu kısa süreli birliktelik, her ikisinin de hayatına derin bir dokunuş bırakacak, kendilerini ve hayata bakış açılarını yeniden değerlendirmelerine neden olacaktır. Tokyo'nun büyülü atmosferi, bu iki yabancının kalplerinde unutulmaz bir iz bırakacak, onları sonsuza dek değiştirecektir.